Dağ başını duman almış
Gümüş dere durmaz akar
Güneş ufuktan şimdi doğar
Yürüyelim arkadaşlar
Sesimizi yer gök su
dinlesin
Sert adımlarla her yer
inlesin
Bu gök deniz nerede var
Nerede bu dağlar taşlar
Bu ağaçlar güzel kuşlar
Yürüyelim arkadaşlar
Sesimizi yer gök su
dinlesin
Sert adımlarla her yer
inlesin
Her geceyi güneş boğar
Ülkemizin günü doğar
Yol uzun da olsa ne var
Yürüyelim arkadaşlar
Sesimizi yer gök su dinlesin
Sert adımlarla her yer
inlesin
Yaslı gittim şen geldim
Aç koynunu ben geldim
Bana bir yudum su ver
Çok uzak yoldan geldim
Varsın yansın ocağım
Kurtuldu al sancağım
Bayrağımın altında
Ben hür yaşayacağım
Deniz deniz Akdeniz
Suları berrak deniz
Karşımda yar ağlıyor
Gideyim bırak deniz
Annem beni yetiştirdi
Bu vatana yolladı
Al sancağı teslim etti
Allaha ısmarladı
Boş durma çalış dedi
Hizmet eyle vatana
Sütüm sana helal olmaz
Saldırmazsan düşmana
Arş arş arş ileri marş ileri
Türk askeri dönmez geri
Yastığımız mezar taşı
Yorganımız kar olun
Biz bu yoldan döner isek
Namus bize ar olsun
Ne şereftir ölmek bize
Bu güzel vatan için
Yanar yürek yurt aşkıyla
Daima için için
Arş arş arş ileri, marş ileri
Ankara Ankara Güzel Ankara
Seni görmek ister her bahtı kara
Senden yardım umar her düşen dara
Yetersin onlara güzel Ankara
Burcuna göz diken dik başlar insin
Türk gücü orada her zoru yensin
Yoktan var edilmiş ilk şehir sensin
Varolsun toprağın taşın Ankara
Ankara’nın taşına bak
Gözlerimin yaşına bak
Şaşkın düşman çıka gelmiş
Şu feleğin işine bak
Pek namlıyız
Ankara’nın taştır yolu
Her tarafı düşman dolu
Artık yetiş Kemal Paşa
Kan ağlıyor Anadolu
Pek gamlıyız
Ankara’da şanlı ordu
Her tarafa çadır kurdu
Türk ordusu karşısında
Zalim düşman kaçıyordu
Pek şanlıyız.
Sen ne güzel bulursun
Gezsen Anadoluyu
Dertlerden kurtulursun
Gezsen Anadoluyu
Billur ırmakları var
Buzdan kaynakları var
Ne hoş toprakları var
Gezsen Anadoluyu
Orda bahar başkadır
Yazlar kışlar başkadır
Ah!... Bu diyar başkadır
Gezsen Anadoluyu
Çay elinden öteye,
Gidelim yali yali.
Sırtındaki sepetun,
Ben olayım hamali.
Sepetunun ipleri,
Keseyi omuzuni
Aç beyaz peştemali,
Bir göreyum yüzuni
Karlı dereden beri,
Yeşil çay bahçeleri.
Çay filizi toplayi,
Peştemalli kızlari.
Ben bir küçük cezveyim
Elden ele gezmeyin
Verin benim yarimi
Boynu bükük gezmeyim
Gülenaz, gülenaz
Ağlayan çok gülen az(2)
Aşığım alma beni
Dillere salma beni
Götür sarrafa göster
Kötüysem alma beni
Gülenaz, gülenaz
Ağlayan çok gülen az(2)
Tohumlar fidana
Fidanlar ağaca
Ağaçlar ormana
Dönmeli yurdumda
Yuvadır kuşlara
Örtüdür toprağa
Can verir doğaya
Ormanlar yurdumda
Bir tek dal kırmadan
Ormansız kalmadan
Her insan bir fidan
Dikmeli yurdumda
Yuvadır kuşlara
Örtüdür toprağa
Can verir doğaya
Ormanlar yurdumda
Sabah oldu, gün doğdu
Artık uyan geç oldu
Güneş çıktı ufuk açtı
Okul vakti yaklaştı
Sütçü köşeyi döndü
Bütün lambalar söndü
Karanlıklar uzaklaştı
Okul vakti yaklaştı
Sürü gitti ovaya
Kuşlar uçtu havaya
Uykunun da tadı kaçtı
Okul vakti yaklaştı
Okul yolu düz gider
Çocuklar bayram eder
Öğretmenler olmasa
Emekler boşa gider
Okul yolu taş olur
Çalışkanlar baş olur
Tembel tembel gezenin
İki gözü yaş olur.
Daha dün annemizin
Kollarında yaşarken
Çiçekli bahçemizin
Yollarında koşarken
Şimdi okullu olduk
Sınıfları doldurduk
Sevinçliyiz hepimiz
Yaşasın okulumuz
Okul yurt güneşidir
Bize bilgiler saçar
Annemizin eşidir
Severek kucak açar
Okul insanlık yolu
Her yanı şeref dolu
Sevinçliyiz hepimiz
Yaşasın okulumuz
Haftanın günleri yedidir yedi
Yedidir sayın bakın yedidir
Sayın bakın yedidir yedi
Pazartesi ders var okullar başlar
Okullar şıngır mıngır okullar
Şıngır mıngır okullar başlar
Salıya var beş ders çalışsın herkes
Çalışsın haydi de haydi çalışsın
Haydi de haydi çalışsın herkes
Çarşamba geç kalma uykuya dalma
Uykuya mışıl mışıl uykuya
Mışıl mışıl uykuya dalma
Perşembe güler yüzlü Perşembe günü
Perşembe güler yüzlü Perşembe
Güler yüzlü Perşembe günü
Bu gelen Cumadır derslerin sonu
Derslerin haydi de haydi derslerin
Haydi de haydi derslerin sonu
Hoş geldin Cumartesi dinlendir bizi
Dinlendir haydi de haydi dinlendir
Haydi de haydi dinlendir bizi
Pazara tatil var çocuklar oynar
Çocuklar haydi de haydi çocuklar
Haydi de haydi çocuklar oynar
Güneşin alası çok
Her evin çilesi çok
Analar çeker yükü
Kimsenin bilesi yok
Gelin çiçek derelim
Yollarına serelim
Sevgi dolu türkülerle
Annemize verelim
Anamız başımızda
Her öğün aşımızda
Ananın emeği var
Her iyi işimizde
Gelin çiçek derelim
Yollarına serelim
Sevgi dolu türkülerle
Annemize verelim
Çocuğa bakar anne
Evine tapar anne
Gece gündüz çalışır
Yarını yapar anne
Gelin çiçek derelim
Yollarına serelim
Sevgi dolu türkülerle
Annemize verelim
Bir vatan bırakın biz çocuklara
Islanmış olmasın göz yaşlarıyla
Oynaya oynaya gelin
çocuklar
El ele el ele verin
çocuklar
Bir bahçe bırakın biz çocuklara
Göklerde yer açın uçurtmalara
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele el ele verin
çocuklar
Bir barış bırakın biz çocuklara
Uzansın şarkımız güneşe ve aya
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele el ele verin
çocuklar
Bir dünya bırakın biz çocuklara
Yazalım üstüne “SEVGİLİ DÜNYA”
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele el ele verin
çocuklar
Alnımızda bilgilerden bir çelenk
Nura doğru can atan Türk genciyiz
Yeryüzünde yoktur olmaz Türk’e denk
Korku bilmez soyumuz
Şanlı yurdum her bucağın
şenle dolsun
Yurdum seni yüceltmeye andlar olsun
Candan açtık cehle karşı bir savaş
Ey bu yolda and içen genç arkadaş
Öğren öğret hakkı hakka gürle coş
Durma durma koş.
Şanlı yurdum her bucağın şenle dolsun
Yurdum seni yüceltmeye andlar olsun
Cevat Memduh ALTAR
Dalda duran üç elma(2)
Sen de güzel sen de güzel koparma(2)
Al elmanın birisi(2)
Böyle güzel böyle güzel olur mu?(2)
Dalda duran üç elma(2)
Söyle güzel söyle güzel koparma(2)
Yemyeşil kırlarda
Bir yavru geyik varmış
Annesinin peşinde
Hoplaya hoplaya oynarmış
Mini minicik mini minicik
Mini mini mini mini
miniminicik
Mutluluk dağlarda
Yerde suda gökteymiş
Gündönümü gelince
Yavruya sanki nazar değmiş
Mini minicik mini minicik
Mini mini mini mini
miniminicik
Söyleyin siz şimdi
Hep avcılar gelsin mi?
Tüfeğini doğrultup
Sevgili yavruyu vursun mu?
Mini minicik mini minicik
Mini mini mini mini
miniminicik
Kekliğim kınalıdır
Kanadı yaralıdır(2) Oy...
Kekliğim uçtu gelmez
Ne yazık, yaralıdır(2) Oy...
Kekliğim gelse bile
Ne yazık yaralıdır(2) Oy...
Sağ elimde beş parmak
Sol elimde beş parmak
Say bak say bak say bak
1,2,3,4,5 1,2,3,4,5
Hepsi eder on parmak
Sen de istersen say bak
1,2,3,4,5,6,7,8,9,10
Halay başı kim çeker(2)
Bir edalı kız çeker(2)
O kız yolu şaşırmış(2)
İnşallah bize gider(2)
İki uzun kulağım
Bir fısıltıyı duyar
Keskin güçlü dişlerim
Küçük bir kuyruğum var
Haydi haydi biliniz
Çok kolay bir adım var
Bilemezseniz adımı
Darılırım çocuklar
Ben havucu çok yerim
Lahanayı severim
Yokuşu hızlı çıkar
İnişi güç inerim
Haydi haydi biliniz
Çok kolay bir adım var
Bilemezseniz adımı
Darılırım çocuklar
KORO: Bak postacı geliyr
Selam veriyor
Herkes ona bakıyor
Merak ediyor
ÇOCUK: Çok teşekkür ederim
Postacı sana
Pek sevinçli
haberler
Getirdin bana
POSTACI: Bu gün yalnız bu kadar
Darılmayınız
Yarın yine
gelirim
Hoşçakalınız
KORO: Haydi git güle güle
Uğurlar olsun
Ellerin dert görmesin
Kısmetle dolsun
Ekin ekilen yere
Sapı dökülen yere
Can kurban canım kurban da
Tohum dökülen yere
Aman deyim ne serin
Suyun yolları derin
Gördüm tohum dikerken de
Aslan yürekli gelin
Madımak oylum oylum
Geliyor selvi boylum
Selvi boylum gelince
Şen olur benim de gönlüm
Oy madımak, tek tüke sakalı
Oy madımak, evelik yemlik
Oy madımak, kuş kuş yemlik
İki elim iki kolum
Bacaklarım var
Her insanda bir burun
Bir de ağız var
Sen hiç gördün mü?
Üç kulaklı bir adam. Ha ha
ha ha ha
Olur mu hiç üç kulak?
Dön de aynaya bak.
İki gözüm iki kaşım
Kirpiklerim var
İnci gibi dişlerim
Bir de çenem var
Sen hiç gördün mü?
Üç dudaklı bir adam. Ha ha
ha ha ha
Olur mu hiç üç dudak?
Dön de aynaya bak.
Mini mini birler
Çalışkandır ikiler
Ela gözlü üçler
Dayak yiyen dörtler
Misafirdir beşler
Altılar kalemimi çaldılar
Yediler yemeğimi yediler
Sekizler seksek olup gittiler
Dokuzlar doktor olup gittiler
Onlar bizi okutanlar.
İndim havuz başına
Bir kız çıktı karşıma
Sevda nedir bilmezdim
O getirdi başıma
Gelemem ben gidemem ben
Her güzele gönül veremem ben
Aç kolların sar boynuma
Üşüdüm üşüdüm saramam ben
Havuz başında kurna
Çapkın karşımda durma
Yeter gayri kalbimden vurma
Gelemem ben gidemem ben
Her güzele gönül veremem ben
Aç kolların sar boynuma
Üşüdüm üşüdüm saramam ben
Küçük kurbağa, küçük kurbağa, kulağın
nerede ?
Kulağım yok kulağım yok yüzerim derede
Ku vak vak vak ku vak vak vak kuvak
kuvak kuvak(2)
Küçük kurbağa, küçük kurbağa, kuyruğun
nerede ?
Kuyruğum yok kuyruğum yok yüzerim
derede
Ku vak vak vak ku vak vak vak kuvak
kuvak kuvak(2)
Küçük kurbağa, küçük kurbağa, yelkenin
nerede ?
Yelkenim yok yelkenim yok yüzerim
derede
Ku vak vak vak ku vak vak vak kuvak
kuvak kuvak(2)
Küçük kurbağa, küçük kurbağa, gözlerin
nerede ?
Gözlerim yok gözlerim yok yüzerim
derede
Ku vak vak vak ku vak vak vak kuvak
kuvak kuvak(2)
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde
Bir küçük çoban varmış yalancılık
yaparmış
KORO: Yalancı yalancı sana kimse
inanmaz
Yalancı yalancı sözüne
kimse kanmaz
Sürüsünü alarak, kavalını çalarak
Çıkmış bir gün kırlara çiçekli
bayırlara
KORO: Yalancı yalancı sana kimse
inanmaz
Yalancı yalancı sözüne
kimse kanmaz
“Kurt var!” diye bağırmış köy halkını
çağırmış
Sopayı alan koşmuş, fakat kurt falan
yokmuş
KORO: Yalancı yalancı sana kimse
inanmaz
Yalancı yalancı sözüne
kimse kanmaz
Herkes kızmış söylenmiş, çoban gülmüş
eğlenmiş
Hepinizi aldattım, kurt falan yoktur
demiş
KORO: Yalancı yalancı sana kimse
inanmaz
Yalancı yalancı sözüne
kimse kanmaz
Günler geçmiş aradan kurt anlar mı
şakadan
Bir kocaman kurt dalmış, çobanı korku
almış
KORO: Yalancı yalancı sana kimse
inanmaz
Yalancı yalancı sözüne
kimse kanmaz
“Kurt var!” diye bağırmış, köy halkını
çağırmış
Fakat kimse gelmemiş, yalancıyı kurt
yemiş
KORO: Yalancı yalancı sana kimse
inanmaz
Yalancı yalancı sözüne
kimse kanmaz(Dramatize yapılabilir)
Malatya, Malatya bulunmaz eşin-Hey
Gönülleri coşturan ayda güneşim-Hey
Malatya’yı baştan başa çiçek
bürümüş-Hey
Malatya’yı gençleri almış yürümüş-Hey
Aman aman aman Kemekli misin?-Hey
Malatya’ya gelmeye yeminli misin?-Hey
Süt içtim dilim yandı amanın amanın
Ateşte kilim yandı kız sana hayramım
Ben kilimde değilim amanın amanın
Ateşten elim yandı yandı kız sana
hayranım
Jandarmayım jandarma amanın amanın
Beni yoldan dönderme kız sana hayranım
Üç günlük izinliyim amanın amanın
Canıma kast eyleme kız sana hayranım
Jandarma çavuşuyum amanın amanın
Yol verin savuşayım kız sana hayranım
Beni çavuş sanmayın amanın amanın
Bölüğün başkanıyım kız sana hayranım
Bilmem şu feleğin bende nesi var
Her gittiği yerde yar ister benden
Sanki benim mor sümbüllü bağım var
Zehmeri ayında canım gül ister benden
Yoruldum da yol üstünde oturdum
Güzeller başıma toplansın diye
Gittim padişahtan ferman getirdim
Herkes sevdiğine canım kavuşsun diye
Evlerinin önü armut ağacı
Düşürdü bu derde yoktur ilacı
Eğer senin gönlün bende yok ise
Sen bana kardeş de canım ben sana bacı.
İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif diye
Elifin uğru nakışlı
Yavru balaban bakışlı
Yayla çiçeği kokuşlu
Kokar Elif Elif diye
Elif kaşlarını çatar
Gamzesi sineme batar
Ak elleri kalem tutar
Yazar Elif Elif diye
Evlerinin önü çardak
Elifin elinde bardak
Sanki yeşil başlı ördek
Yüzer Elif Elif diye
Karacaoğlan eğmelerin
Gönül sevmez değmelerin
İliklenmiş düğmelerin
Çözer Elif Elif diye
Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni
Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni
Eğer beni öldüreler
Külüm göğe savuralar
Toprağım anda çağıra
Bana seni gerek seni
Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene ver anları
Bana seni gerek seni
Yunus’dürür benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni
Ben yürürüm yane yane
Aşk boyadı beni kane
Ne akilim, ne divane
Gel gör beni aşk neyledi
Gah eserim yeller gibi
Gah tozarım yollar gibi
Gah coşarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi
Ya elim kaldır beni
Ya vaslına erdir beni
Çok ağlattın güldür beni
Gel gör beni aşk neyledi
Mecnun olup da yürürüm
O yari düşte görürüm
Uyanır malul olurum
Gel gör beni aşk neyledi
Miskin Yunus biçareyim
Baştan ayağa yareyim
Dost elinden avareyim
Gel gör beni aşk neyledi
Allı turnam bizim ele varırsan
Şeker söyle kaymak söyle bal söyle(2)
Gülüm gülüm, kırıldı kolum
Tutmuyor elim turnalar hey
Vay gülüm gülüm, kız gülüm gülüm
Tutmuyor elim turnalar hey
Eğer bizi sual eden olursa
Boynu bükük, benzi soluk yar söyle
Gülüm gülüm, kırıldı kolum
Tutmuyor elim turnalar hey
Vay gülüm gülüm, kız gülüm gülüm
Tutmuyor elim turnalar hey
Allı turnam ne gezersin havada
Kanadım kırıldı kaldım yuvada
Gülüm gülüm, kırıldı kolum
Tutmuyor elim turnalar hey
Vay gülüm gülüm, kız gülüm gülüm
Tutmuyor elim turnalar hey
Ne onmamış bir kul idi dünyada,
Akşam oldu allı turnam dön geri
Gülüm gülüm, kırıldı kolum
Tutmuyor elim turnalar hey
Vay gülüm gülüm, kız gülüm gülüm
Tutmuyor elim turnalar hey
Başı duman pare pare
Yol ver dağlar yol ver bana(2)
Gönlüm gitmek ister yare
Yol ver dağlar yol ver bana(2)
Ömrümün uzun yolu
Geçip gitsem yare doğru
Gözlerim yaş dolu dolu
Yol ver dağlar yol ver bana(2)
Aşık olmak benim karım
Çok aradım nazlı yarim
Dudu dillim sitemkarım
Yol ver dağlar yol ver bana(2)
Karlı dağlardan aşmadım
Ben o yare hiç küsmedim
Daha umudum kesmedim
Yol ver dağlar yol ver bana(2)
Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldeyim
Gidiyorum gündüz gece gündüz gece...
Hey...
Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece gündüz gece...
Hey...
Veysel şaşar işbu hale
Gah ağlaya gahı güle
Ulaşmak için menzile
Gidiyorum gündüz gece gündüz gece...
Hey...
Bir köprüde karşılaşmış iki inatçı keçi
Ha ha hay ha ha hay ha ha ha ha hay
Hep huysuzluk inatçılık bu keçilerin
suçu
Ha ha hay ha ha hay ha ha ha ha hay
Büyük keçi demiş :
-Yol ver önce ben geçeceğim
Ha ha hay ha ha hay ha ha ha ha hay
Küçük keçi demiş:
-Verirsem öleceğim.
Ha ha hay ha ha hay ha ha ha ha hay
Tam köprünün ortasında iki keçi
toslaşmış
Ha ha hay ha ha hay ha ha ha ha hay
İkisi de suya düşmüş bunu görenler
şaşmış
Ha ha hay ha ha hay ha ha ha ha hay
Keçilerin inatçısı suya düşer boğulur
Ha ha hay ha ha hay ha ha ha ha hay
İnsanların inatçısı kimbilir ki ne
olur?
Ha ha hay ha ha hay ha ha ha ha hay
23 Nisan kutlu olsun
Sevinin çocuklar
Övünün büyükler
23 Nisan mutlu olsun
Çok büyük bayram bu bayram
Herkese kutlu olsun
Çok büyük bayram bu bayram
Herkese mutlu olsun.
Sanki her tarafta
Var bir düğün
Çünkü en şerefli
En mutlu gün
Bugün
Yirmi üç nisan
Hep neşeyle
Doluyor insan.
Ilgaz Anadolu’nun
Sen yüce bir dağısın
Baharda yer yüzünde
O cennetin bağısın
Yalçın kayalıklar
Göklere yükseliyor
Senin dumanlı başın
Bulutları deliyor
Yükseklerden akıyor
Ne güzel berrak sular
Eteklerinde otlar
Sürülerle kuzular
Ay akşamdan ışıktır, yaylalar yaylalar
Yüküm şimşir aşıktır
Diloy diloy yaylalar
Ay akşamdan aşta gel, yaylalar yaylalar
Cılga yola düşte gel
Diloy diloy yaylalar
Sen git de ablan gelsin, yaylalar
yaylalar
Henüz yaşın küçüktür
Diloy diloy yaylalar
Ali Baba’nın bir çiftliği var
Çiftliğinde kuzuları var
Me me diye bağırır
Çiftliğinde Ali Baba’nın
Ali Baba’nın bir çiftliği var
Çiftliğinde inekleri var
Mö mö diye bağırır
Çiftliğinde Ali Baba’nın
Ali Baba’nın bir çiftliği var
Çiftliğinde tavukları var
Gıt gıt gıdak gıt gıt gıdak diye
bağırır
Çiftliğinde Ali Baba’nın
Ali Baba’nın bir çiftliği var
Çiftliğinde arıları var
Vız vız diye uçuşur
Çiftliğinde Ali Baba’nın
İzmir’in kavakları
Dökülür yaprakları
Bize de derler çakıcı
Yar fidan boylum
Yıkarız konakları
Selvi senden uzun yok
Yaprağında duzum yok
Kamalı da zeybek vuruldu
Yar fidan boylum
Çakıcıya sözüm yok.
Dağlar ardında bir orman varmış
Orta bütün hayvanlar
Mutlu yaşarmış
Bir insan gelmiş
Çok da zalimmiş
Vurmuş bir bir onları
Kesmiş ormanı
Yağmur yağmamış
Güneş doğmamış
O zalimin sonunu gören olmamış
Köpeğim hav hav hav hav der
Köpeğim benden et ister
Hadi gel hadi gel cici köpeğim
Hadi gel sana ben et vereyim
Kedicim mırnav mırnav der
Kedicim benden süt ister
Hadi gel hadi gel cici kedicim
Hadi gel sana ben süt vereyim
Eşeğim ai ai der
Eşeğim benden ot ister
Hadi gel hadi gel cici eşeğim
Hadi gel sana ben ot vereyim
Tavuğum gıt gıt gıdak der
Tavuğum benden yem ister
Hadi gel hadi gel cici tavuğum
Hadi gel sana ben yem vereyim
Küçücükken başucumda
Bana ninni söylerdin
Sabahları uyanınca
Beni okşar severdin
Benim annem güzel annem
Beni al kollarına
Kucağında uyut beni
Ninniler söyle yine
Bugün hala kulağımda
Çınlıyor tatlı sesin
Benim annem kalbimin sen
En güzel yerindesin
Benim annem güzel annem
Beni al kollarına
Kucağında uyut beni
Ninniler söyle yine
Adımız andımızdır
Yoluna can koyarız(2)
Türk olmayı en büyük şeref
En büyük şeref ve şan sayarız(2)
Türküz Türküz dedikçe
Kalbimiz almakta hız(2)
Türk olmayı en büyük şeref
En büyük şeref ve şan sayarız(2)
Neşeli ol ki genç kalasın
Bu dünyadan da zevk alasın
Ümitler hep süslenir neşeyle
Neşeli ol ki genç kalasın
Neşeli ol ki hep artsın gücün
Yorgunluk nedir bilme bütün gün
Gayretler hep güçlenir neşeyle
Neşeli ol ki genç kalasın
Bir gün bir hırsız karga.Ha ha ha ha
hay.
Bir parça peynir çalmış. Ha ha ha ha
hay.
Konmuş bir dalda kalmış. Ha ha ha ha
hay.
Etrafı seyre dalmış. Ha ha ha ha hay.
Ordan geçen bir tilki. Ha ha ha ha hay.
Şen sesinle öt demiş. Ha ha ha ha hay.
Aptal karga gak demiş. Ha ha ha ha hay.
Peyniri tilki yemiş. Ha ha ha ha hay.
Küçücükken başucumda bana ninni
söylerdin
Sabahları uyanınca beni okşar severdin
Benim annem güzel annem
Beni al dizlerine
Kucağında okşa beni
Ninniler söyle yine
Tren gelir hoş gelir
Ley ley limi limi ley
Odaları boş gelir
Mini mini güzel gel bize
Duydum yolcular gelir
Ley ley limi limi ley
Sefa gelir hoş gelir
Mini mini güzel gel bize
Erciyes’e kar yağar
Ley ley limi limi ley
Kar altında güller var
Mini mini güzel gel bize
Ben mahleden geçerken
Ley ley limi limi ley
Pencereden yar bakar
Mini mini güzel gel bize
Evlerinin önü yoldur
Yoldan geçen karakoldur
Kurban olam sarı gelin
Gel suyunu burdan doldur
Al Fadimem, bal Fadimem
Yanakları gül Fadimem
Uyan uyan sabah oldu
Namazını kıl Fadimem
Şu dağların borcu musun?
Kız başımın tacı mısın?
Kurban olam sarı gelin
Sen çirkinin harcı mısın?
Dalda duran üç elma(2)
Sende güzel sende güzel sende güzel
koparma(2)
Al elmanın birisi(2)
Böyle güzel böyle güzel böyle güzel
olur mu?(2)
Daldan düşen al elma(2)
Söyle güzel söyle güzel söyle güzel
kalır mı?(2)
Kara basma iz olur
Güzellerde naz olur
Gündüz gelme gece gel
Eller duyar söz olur
Hop ninnayıninnayı
Gel oynayı oynayı
Kara basma kayarsın
Sen bana ayarsın
Asker olduğum zaman
Günlerimi sayarsın
Hop ninnayıninnayı
Gel oynayı oynayı
Kar üstüne kan damlar
Dayanamaz buna canlar
Ne zaman düğünümüz var
Sayılmaz bu aylar
Hop ninnayıninnayı
Gel oynayı oynayı
Maçka yolları taşlı
Geliyor sarı saçlı
Ne oldu sana yarim
Böyle gözlerin yaslı
Yukarı gel yukarı
Irmağın gözündeyim
Eller ne derse desin
Ben yine sözümdeyim
Pazara gidelim bir tavuk alalım
Pazara gidip bir tavuk alıp napalım
Gıt gıt gıdak gıt gıt gıdak diyelim
Hapur hupur hapur hupur yiyelim.
Pazara gidelim bir kedi alalım
Pazara gidip bir kedi alıp napalım
Miyav miyav miyav miyav diyelim
Hapur hupur hapur hupur yemeyelim.
Pazara gidelim bir köpek alalım
Pazara gidip bir köpek alıp napalim
Hav hav hav hav hav hav diyelim
Hapur hupur hapur hupur yemeyelim
Pazara gidelim bir ördek alalım
Pazara gidip bir ördek alıp napalım
Vak vak vak vak vak vak diyelim
Hapur hupur hapur hupur yiyelim.
Koyun gelir yata yata
Çamurlara bata bata
Gelin Ayşe’m suya girmiş
Yosunları tuta tuta
Aman Ayşe’m yaman Ayşe’m
Dağlar başı duman Ayşe’m
Dağlar başı duman olsa
Seni burda komam Ayşe’m
Koyun gelir meleyerek
Kuzusunu arayarak
Gelin Ayşe’m suya gider
Zülüflerin tarayarak
Aman Ayşe’m yaman Ayşe’m
Dağlar başı duman Ayşe’m
Dağlar başı duman olsa
Seni burda komam Ayşe’m
Koyun gelir kuzu ile
Ayağının tozu ile
Gelin Ayşe’m sudan gelir
Yanı çifte kuzu ile
Aman Ayşe’m yaman Ayşe’m
Dağlar başı duman Ayşe’m
Dağlar başı duman olsa
Seni burda komam Ayşe’m
Tuna nehri akmam diyor
Kenarımı yıkmam diyor
Ünü büyük Osman Paşa
Plevneden çıkmam diyor
Düşman Tuna’yı atladı
Karakolları yokladı
Osman Paşa’nın kolunda
Beşbin top birden patladı
Kılıcını vurdu taşa
Taş yarıldı baştan başa
Ünü büyük Osman Paşa
Zaferinle binler yaşa
Ünü büyük Osman Paşa
Askerinle binler yaşa
Yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl
Bizlere kutlu olsun
Yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl
Sizlere mutlu olsun
Eski yıl sona erdi
Yepyeni bir yıl geldi
Bu yıl olsun mutlu bir yıl
Bu yıl olsun hey hey
Kardeşiz biz hepimiz
Bitmesin hiç sevgimiz
Aramızda dargınlık yok
Aramızda hey hey
Mutlu olsun insanlar
Mutlu olsun tüm evren
Yeni yılda hep birlikte
Yeni yılda hey hey
Dere geliyor dere
Ya le le ya le le
Kumunu sere sere
Yalelellim
Al beni götür dere
Ya le le ya le le
Yarinin olduğu yere
Yalelellim
Amanın aman aman
Yamanın yaman yaman
Bizim düğün ne zaman
Yalelellim
Ben armutu dişledim
Yalele ya le le
Sapını gümüşledim
Yalelellim
Sevdiğimin ismini
Ya le le ya le le
Mintanıma işledim
Yalelellim
Armut dalda bir iki
Saydım baktım oniki
Onikinin içinde
En güzeli benimki
Karanfil deste gider
Ha ha nanay
Kokusu dosta gider
Ha ha nanay
Nanay nanay
Ellerin malı nanay
Yürü bellerin şalı
Gün olur devran döner
Nanay nanay nanay nanay
Senin kalbinde kimler
Ha ha nanay
Benim kalbimde sensin
Ha ha nanay
Bitlis’de beş minare
Beri gel oğlan beri gel
Yüreğim dolu yare
Beri gel oğlan beri gel
İstedim yare gidem
Beri gel oğlan beri gel
Cebimde yok beş pare
Beri gel oğlan beri gel
Tüfeğim dolu saçma
Beri gel oğlan beri gel
Sevdiğim benden kaçma
Beri gel oğlan beri gel
99 yaram var
Beri gel oğlan beri gel
Bir yara da sen açma
Beri gel oğlan beri gel
Penceresi camcama-Muallim
Selam söyle amcama-Muallim
Amcam kızını vermezse-Muallim
Turşu da kursun fincana-Muallim
Penceresi perdeli-Muallim
Çiçek açmış zerdali-Muallim
Sen böyle değildin-Muallim
Ablasından öğütlü-Muallim
Penceresi kapalı-Muallim
Kolu altın saatli-Muallim
Demirciler demiri nasıl döverler, nasıl
döverler?
Böyle döverler, şöyle döverler(2)
Böyle mi böyle, şöyle mi şöyle(2)
Git yare söyle(2)
Ekinciler ekini nasıl
biçerler, nasıl biçerler?
Böyle biçerler, şöyle
biçerler(2)
Böyle mi böyle, şöyle mi
şöyle(2)
Git yare söyle(2)
Desteciler desteyi nasıl
bağlarlar,nasıl bağlarlar?
Böyle bağlarlar, şöyle bağlarlar(2)
Böyle mi böyle, şöyle mi şöyle(2)
Git yare söyle(2)
Hamurcular hamuru nasıl
yoğurlar, nasıl yoğurlar?
Böyle yoğurlar, şöyle
yoğurlar(2)
Böyle mi böyle, şöyle mi
şöyle(2)
Git yare söyle(2)
Oduncular odunu nasıl keserler, nasıl
keserler?
Böyle keserler, şöyle keserler(2)
Böyle mi böyle, şöyle mi şöyle(2)
Git yare söyle(2)
Çamaşırcı çamaşırı nasıl
yıkarlar, nasıl yıkarlar?
Böyle yıkarlar, şöyle
yıkarlar(2)
Böyle mi böyle, şöyle mi
şöyle(2)
Git yare söyle(2)
Kalaycılar kalayı nasıl kalaylar, nasıl
kalaylar?
Böyle kalaylar, şöyle kalaylar(2)
Böyle mi böyle, şöyle mi şöyle(2)
Git yare söyle(2)
Yine yeşillendi, fındık dalları
Acep ne olacak yarin halleri?
Dalgalanıyor, pembe şalvarı
Kız allan pullan gel, gel
yanıma
Beyaz kollarını dola
boynuma
Tabya başında, kızlar yan yana.
İçlerinden biri, göz etti bana
Nur olsun seni, doğuran ana.
Kız allan pullan gel, gel yanıma
Beyaz kollarını dola
boynuma
Fındık dalları yerlere değer
Yarin bakışları, kalbimi deler
Ölürüm seni, almazsam eğer
Kız allan pullan gel, gel yanıma
Beyaz kollarını dola
boynuma
Hey onbeşli onbeşli
Tokat yolları taşlı
Onbeşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı
Aslan yarim, kız senin adın
Hediye
Fistan aldım endazesi on yediye
Ben dolandım, sen de dolan
gel geriye
Giderim elinizden
Kurtulam dilinizden
Yeşil baş ördek olsam
Su içmem gölünüzden
Aslan yarim, kız senin adın Hediye
Fistan aldım endazesi on yediye
Ben dolandım, sen de dolan
gel geriye
Gidiyom, gidemiyom Sevdim, terk
edemiyom
Sevdiğim pek gönüllü Gönlünü edemiyom
Aslan yarim, kız senin adın Hediye
Fistan aldım endazesi on yediye
Ben dolandım, sen de dolan
gel geriye
Bahçesi var, bağı var
Ayvası var, narı var
Atamızdan yadigar
Bizde Ata Barı var
Bu babamın evidir
Tahtaları kavidir
Çalın vurun oynayın
Burası düğün yeridir
ONUNCU YIL MARŞI
Çıktık açık alınla on yılda her
savaştan,
On yılda onbeş milyon genç yarattık yer
yaştan.
Başta bütün dünyanın saydığı
Başkumandan,
Demir ağlarla ördük Anayurt’u dört
baştan.
Türk’üz Cumhuriyet’in göğsümüz tunç
siperi
Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk