|
Eğitimimizde dayak ne yazık ki her zaman varolan bir olgu.
Öğretmenlerimizin bir bölümü en kolayını seçiyorlar ve sonuçlarını
düşünmeden şiddete dayalı cezalar uyguluyorlar. Tokat atmayı veya kulak
çekmeyi dayaktan bile saymıyorlar. Öğrencilerin önemli bir bölümü bu tür
cezaları önemsemiyor. Velilerin çoğunlukla bundan haberi olmuyor. Çünkü
çocuklar "Öğretmenin beni dövdü" diye babasına veya annesine gittiğinde
ondan da dayak yeme olasılığı bulunduğunu düşünerek gizli tutuyorlar.
Kendileri de dayağa dayalı eğitim almış olan anne, baba ve öğretmenler bu
soruna olması gerektiği gibi yaklaşmıyorlar.
İyi öğretmen öğrencisini sever ve onu dayağın hiç söz konusu olmadığı
bir ortamda eğitir. Her öğretmen iyi öğretmen olmak zorundadır ve herkes
öğretmenlik yapmak zorunda değildir.
Öğrencilerinize şiddete dayalı cezaların hiçbirini uygulamaya hakkınız
yoktur:
- Tokat atamazsınız,
- Eline cetvelle vuramazsınız,
- Kulak çekemezsiniz,
- Hakaret edemezsiniz,
- Acı ve utanç verici davranışlar uygulayamazsınız.
Bütün bu davranışlar suçtur. Öğrenci ve velisi yasal haklarını aradıkları
zaman yaptırımlarla karşılaşacağınızı unutmayınız.
Öğrencilerini dayakla eğittiğini övünerek anlatmak bir kişilik
bozukluğudur.
Dayak atmadığı halde atılmasına neden olan öğretmenler de kendilerini
vicdanen rahat hissetmesinler. Bazı okullarımızda kendileri dayak atamayan
öğretmenlerin yerine görev yapan "Dayaktan sorumlu müdür yardımcısı"
bulunuyor. Bazı öğretmenlerimiz cezalandıracakları öğrencilerini bu müdür
yardımcısına göndererek gerekli cezanın verilmesini sağlıyorlar. Bu
öğretmenlerin yaptığı dayak atmaktan farklı birşey değildir.
Öğretmen olduğunuz gün söz verin: "Asla dayak yok" diye. Bu sözü
veremiyorsanız öğretmenliğe hiç başlamayın. Söz vermek için bugün de geç
sayılmaz.
Öğretmenleriniz size karşı şiddete dayalı bir ceza uygulamaya kalktığı
zaman teslim olmayın. Hemen oradan uzaklaşın. Velinize haber verin ve
olayın peşini bırakmayın. Hakkınızı arayın. Öğretmenin size dayak atmaya
hakkı yoktur.
Dayak yiyen için değil, atan kişi için utanç vericidir. Büyüklerinizden
asla gizlemeyin.
"Dayak cennetten çıkmadır."
"Eti benim kemiği senin."
Bunlar "atasözleri" olamaz, olsa olsa "ilkel sözlerdir". Çocuklarınıza
eğitimin bir parçası gibi sunulmaya çalışılan şiddet uygulanmasına göz
yummayın. Yasal yollara başvurun.
Dayağı alışkanlık haline getirmiş öğretmenlerin meslekten uzaklaştırılması
için gerekli çabayı gösterin.
Okullarınızda dayak atmakla görevli(!) yardımcılar görevlendirmeyin.
Disiplin dayakla sağlanamaz, sağlanmış gibi görünür.
Ülkemizde aile içi şiddet yüksek düzeydedir. Kadınların çoğu eşlerinden
dayak yemektedir. Bu oran eğitimli ailelerde de oldukça yüksek düzeydedir.
Bunun önemli nedenlerinden biri okullarımızdaki eğitimde varolan dayak
olgusudur. Öğrenci okulda şiddete karşı bir eğitim almalıdır. Bu eğitimde
dayağın yeri hiç olmamalıdır.
|